Erkek erkeğe içilmesini önermediğim bir alkol çeşididir. Her türlü alkolü içtim. Şarabı da denedim. Ama bir kadınla denemek farklı oluyor. Belki klişe olacak ama şarap gerçekten benim için kadın demektir. Onu hissetmektir. Hızlı içmeyip her yudumunda onu incelemektir. Enseden başlayan masaj hissi veren o duyguyu onun gözlerine bakarak anlayabilmektir.
İlk defa bir kadınla karşılık şarap içtiğimde anladım. Onu hissettim. Onun ruhuna dokundum. Benim ruhuma dokundu. Her şey tamamen karşılıklıydı. Ama çıkar ilişkisi gibi değildi. O istedi ben istedim. Ben sevdiğimi zannettim, O zaten seviyordu. O her halükarda o şişeyi içmek beni sonuna kadar yaşamak o günü hafızasına koyup hiç unutmamak istiyordu. Hayatına başka bir erkek girdiğinde aynı şeyleri yaşadığında aklına benim gelmemi ve o yaşadığımız günün başka bir erkekle yaşandığında bir ben duygusu yaşatmamasını istiyordu. Çünkü o kadın bana aşıktı.
Ama ben ona aşık değildim. Sevişmek istiyordum. Onu istiyordum. Seviyordum ama böyle o üzümleri bağından koparıp, ezip, içindeki mayayla şekerledirip o şarabı elde etmek istemiyordum. Kolay yoldan tekelden bir anadolu alıp içmek istiyordum. Çünkü bilmiyordum. İlk deneyimimdir. Cinsel birleşim değil. Şarap ve Kadın... Beni seven bir kadın. Yaşadım ama dibine kadar değil. Aramız bozuktu zaten beraber değildik, ayrılmıştım aylar öncesinde...
Çağırdım gel diye, keşke yapmasaydım. Bilemezdim gözlerime bakarak seni aldatmadım diyeceğini ve aldattığını ağzından duyacağımı. Oysa ki ben ona ayrıldıktan sonra saygı göstermiştim. Onun beklemediği saygıyı. Duyunca gözleri büyüdü anlayamadı. Ve bir bir döküldü aldattım seni dedi. Kovdum önce içimden sonra kalbimden. Gitmedi...
Attım dışarıya üzüldüm mü? Hayır.
Oturdum ve kalan son kadeh şarabımı içtim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder